Türkiye Rüzgarda Ne Yapmalı?

Hazar Strateji Enstitüsü Özel Raporu

Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi  tarafından hazırlanan Yönetici Bilgi Notu, Enerji  sektöründen üst düzey yönetici, bürokrat, karar alıcı ve uzmanlara  gönderilmektedir. Bu özel raporu parahaberi.com sitesi olarak sizlere ulaştırmaktayız.

 

 

 

 

 

Yönetici Bilgi Notu

 

Artan  küresel  elektrik  talebinin  karşılanmasında  önemi  gün  geçtikçe  artan enerji kaynakları  arasında hidroelektrikten  sonra  ikinci  sırada  rüzgar  enerjisi  yer  almaktadır.  2000  yılında dünya  genelinde  rüzgar  enerjisinde  17 GW  olan  kurulu  güç,  2013  yılında  317  GW’a  yükselmiştir.  Rüzgar  enerjisinde yıllık ortalama artış oranı %25 olmuştur. İlgili dönemdeki artışta başı çekenler ise 104 GW ile Avrupa, 91 GW ile Çin ve 58 GW ile ABD olmuştur.

 

2012 yılında dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik miktarı 4.807 TWh olarak gerçeklemiş ve toplam elektrik üretiminin %21’ini karşılamıştır. Aynı yıl hidroelektrikten elektrik üretimi  ise  3.672  TWh  olmuştur.  Hidroelektriğin  ardından  ikinci sırada  gelen rüzgar enerjisinden elektrik üretimi miktarı ise 521 TWh olmuştur. Bir diğer ifadeyle dünya üzerinde üretilen elektriğin %2,28’i rüzgardan sağlanmıştır.

 

Uluslararası  Enerji  Ajansı’nın  (IEA)  tahminlerine  göre  yenilenebilir  enerji  kaynaklarından  elektrik üretiminin 2020 yılınds 7.263 TWh’a, toplam elektrik üretimi içindeki payının ise %26’ya yükseleceği  tahmin  edilmektedir. Rüzgar  enerjisinden  elektrik  üretiminin  de  2020’de 812 TWh artarak 1.333 TWh’a ulaşacağı öngörülmektedir.  

 

2040 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin 13.229 TWh’a,toplam  elektrik  üretimi  içindeki  payının ise %33’e yükseleceği tahmin edilmektedir. Yine aynı dönemde rüzgardan elektrik  üretiminin  3.345  TWh’a  çıkacağı  hesaplanmaktadır.  2040’ta  toplam  kurulu güç  içinde  rüzgar  enerjisi  santrallerinin payının ise %8’e çıkması beklenmektedir. Rüzgar enerjisi yatırımlarının önümüzdeki  5  yılda  yüksek  hızda  artmaya  devam edeceği,  bununla  birlikte  2020’lerden sonra  ise  artışın  yavaşlayacağı  beklenmektedir.  2040  yılında  açık  denizlerde inşa  edilen  rüzgar  enerjisi  santrallerinin rüzgardan  üretilen  elektrik  üretimi  içindeki payının %21’e çıkacağı tahmin edilmektedir.

 

Rüzgarın  yenilenebilir  kaynaklardan  yapılan elektrik üretimi içinde 2012’de %10 olan payının ise 2040 yılında %25’e yükseleceği öngörülmektedir. 2040 yılına kadar  rüzgardaki  yeni kapasite artışlarının %30’unun Çin, %20’sinin ise Avrupa kaynaklı olacağı öngörülmektedir.1998 yılında İzmir Çeşme’de devreye alınan 1,5 MW’lık kurulu güce sahip Germiyan Rüzgar Enerjisi Santrali, Türkiye’deki ilk rüzgar santrali yatırımı olmuştur.

 

Türkiye’nin rüzgar enerjisinde ekonomik potansiyelinin  48  bin  MW  olduğu  tahmin edilmektedir. 48 bin MW’lık toplam üretim potansiyelinin 38 bin MW’ının karada, 10 MW’ının  ise  denizde  olduğu hesaplanmaktadır.

 

Türkiye, rüzgarda sahip olduğu büyük potansiyele rağmen bunu uzun yıllar çeşitli nedenlerden  dolayı  değerlendirememiş-tir. Türkiye’nin rüzgarda kurulu gücü 2005 yılında  20,01  MW,  2007’de  146,3  MW, 2009’da  791,7  MW,  2011’de  1.805.85 MW olarak gerçekleşmiştir. 2014 yılı sonu itibariyle ise 803,65 MW’lık artışla 3.762.10 MW’a yükselmiştir.

 

Bir diğer ifadeyle Türkiye bugün karada sahip olduğu rüzgar potansiyelinin %9,9’unu kullanabilmektedir. Toplam rüzgar potansiyeli açısından bakıldığında ise bu oran sadece 7,84’tür.

 

2014 yılı itibariyle Türkiye’nin elektrikteki toplam kurulu gücü içinde rüzgar enerjisi santrallerinin payı %5,2’dir. Rüzgar enerjisi santrallerinin toplam elektrik üretimindeki payı ise bir önceki yıla göre %0,5’lik artışla 2014 yılında %3,3’e çıkmıştır.

 

Türkiye  2014  yılında  803,65  MW’lık  kapasite  artışı  ile  dünya  sıralamasında 10’uncu, Avrupa’da ise Almanya, İngiltere, Fransa ve İsveç’in ardından 5’inci olmuştur.

 

Türkiye, 2023 yılına kadar rüzgarda kurulu güç potansiyelini 20 bin MW’a çıkartmayı hedeflemektedir. Öte yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yılın Aralık ayında açıklanan ve 2015-2019 yılları arasını kapsayan Stratejik Plan’da ise Türkiye’nin rüzgarda kurulu gücünün  2015’te  5.600  MW’a,  2017’de 9.500 MW’a ve 2019 yılında 10.000 MW çıkartılacağı hedeflenmektedir.

 

Türkiye rüzgarda sahip olduğu  potansiyeli  kullanabilmesi  kadar  Stratejik  Plan ve 2023 hedeflerinde yer alan kurulu güç hedeflerine  ulaşabilmesi  için  hızla  hareket  ederek  hem  yatırımların  önündeki mevzuat kaynaklı sorunları çözmeli hem de yatırımları teşvik edici düzenlemeleri hayata geçirmelidir.

 

Bu  konuda  atılması  gereken  adımlar  ise şu  şekilde  sıralanabilir:  Çıkartılan  genelge  ile  bazı  orman  bölgelerinin  rüzgara kapatılmasının  devam  eden  ve  planlanan projeleri olumsuz etkilememesi için kurumlar  arası  eş  güdüm  içinde  gerekli düzenlemeler  yapılmalıdır.  Lisans  iptalleri ve yeni lisanslara ilişkin yasal düzenlemeler hayata geçirilerek yatırımcılar ve finans  kuruluşları  rüzgarda  yeni  yatırım projeleri için teşvik edilmelidir.

 

Rüzgarda  stabil,  mevzuatların  oturduğu, sağlıklı ve hızlı işleyen lisanslama süreçlerine sahip bir yapı oluşturulmalıdır. Ayrıca iletim altyapısının güçlendirilmesi, yapımı  devam  eden  ve  planlanan  projeler için gerekli kapasite tesisleri sağlanmalı-dır. Bu konuda ilgili yatırımcı kurumlar tarafından eşgüdüm halinde gerekli adımların atılması önemli olacaktır. Yatırımlar için gerekli finansman olanaklarının sağlanabilmesi adına finansal kaynakların çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi de büyük önem arz etmektedir.

 

Sonuç olarak bakıldığında, Türkiye’nin rüzgarda sahip olduğu büyük potansiyeli  kullanabilmesi  ve  stratejik  planlarında yer alan kurulu güç hedeflerine ulaşabilmesi  için  gerekli  yasal  ve  teknik  düzenlenmelerin  yapılması  ve  teşviklerin  sağlanması kritik önem arz etmektedir.

 

Yararlanılan Kaynak:
Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Yönetici Bilgi Notu, 2015 (24).
Hazırlayanlar: Dr. Efgan Nifti, Emin Akhundzada, Emin Emrah Danış
01 Sep 2016

Parahaberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap