SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

PETROL SAVAŞLARI

SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR..

VE BİR ÇAMUR..

‘’Taş devri , taş bittiği için son bulmadı ve petrol çağı da petrol bittiği için son bulmayacak’’ 

2012 Ekim ayı bir Salı günü Moskova;

Putin , Başkanlık Akar Yakıt ve Enerji komisyonunu toplantıya çağırmıştı.
Ortamın keyifli olması hiç düşünülemezdi.

Aslında ABD shale gaz çalışmaları ve sonuçları ile ilgili çok daha fazla bilgi sahibi olmayı o kadar çok isterlerdi ki….

Putin ;

‘’Bir sonraki toplantı da 2030 yılına kadar gaz ve petrol sanayi ile ilgili bir plan’’ istedi.

Yeni oyunculardan bahsediyordu , ABD ve Kanada .

Ve ilave ediyordu ;

‘’Politikacılar, uzmanlar , iş çevreleri gerçek bir devrimden bahsediyoruz ‘’diyordu…

‘’Shale Revolution..!’’

179410-auto-67237_1280 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

(1) Putin’in Başkanlık komisyonundan raporlar istediği anlarda , Sberbank Enerji analisti Valery Nesterov ; ‘’ ABD’nin belki de yakın zamanda Rusya’ya gaz piyasasında rakip olacağından bahsetmekteydi.’’ 

(2) 2012 Ekim ayında Rusya, ABD’nin ‘’shale gas devriminin’’ ne gibi sonuçlar doğurabileceğini fark etmişti.

Ama artık herşey çok geçti ve çarklar geri dönülemez şekilde çalışmaya başlamıştı. 

Mutlu ve mesut geçecek son 1-2 yıl kalmıştı. 

Ancak henüz 2013 yılına girmeden önce ABD’de bin metreküp gaz 90 USD civarı satılırken Türkiye Rusya’dan 446 USD , iran’dan 530 USD civarında fiyatla Doğal gaz almakta idi.(3) Avrupa’nın Rusya’dan aldığı doğal gaz yine bin metre küp için 400 USD civarında idi.

ABD kendi üreticisine 90 USD üzerinden sattığı gaz ile başta Avrupa olmak üzere dünyanın her bölgesine göre inanılmaz bir enerji maliyeti avantajı elde ediyordu. Bu fiyatlar Rusya ve Doğal gaz ihracatçıları için bir rüyanın son günleri oldu. 2015 yılına gelindiğinde Türkiye doğal gazı yaklaşık 200 USD fiyatla alırken indirim görüşmeleri veya tahkim duruşmaları da devam ediyordu.

‘’The end of the Oil Age’’

179413-russia-112445_1920 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

2003 Ekim ayında The Economist’in makalesi böyle başlıyordu;

(4) 2003 Ekim ayı ilginç bir tarihtir ki büyük ihtimal ile bu makalede gönderme içeren bilinçli bir tercihtir.

Çünkü Ekim 1973 ABD’yi ve bütün dünya ekonomisini kökten değiştiren 1973 Arap Petrol ambargosunun 30.yıl dönümüdür.

Ancak sadece The Economist değil dünyada hemen kimse bu yazıdan sadece 10 yıl sonra ABD’nin enerji, ve petrol bağımlılığından kurtulacağını ve dünyanın yeni bir döneme gireceğini tahmin edemez idi.

Belki bir isim hariç ; Zeki Yamani …

Makalenin ilk satırları onlarca yıl sonrası için o zamanlar hiç fark edilmeyen ancak sonuçları dünya sermaye piyasalarından , para ve kredi piyasalarına kadar bütün sistemi yeniden yapılandıracaktı.

ABD’nin shale gas devrimi ve 2008 krizi sanki bütün bu yeni zemini onaylamak ve olayı hızlandırmak içindi.. 2016 yılbaşında başlayan Suudi Arabistan – İran gerginliği aslında bütün bu değişimin sadece ufak bir görüntüsüdür. Ahmet Zeki Yamani , petrol tarihinin en önemli isimlerinden biri kabul edilir.

 

Ortadoğu petrolünü kimler alıyor

179412-2016-02-26_17-37-50 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

(5) 2000 yılında The Telegraph’dan Mary Fagan’a şöyle diyordu ;

(6) ‘’Taş devri taş bittiği için son bulmadı ve petrol çağı da petrol bittiği için son bulmayacak’’ Ve devam ediyordu ; ‘’Bundan 30 yıl sonra petrol bol miktarda olacak ve hiçbir alıcı olmayacak’’ ‘’Petrol toprağa terk edilecek’’. 

Yamani , Kahire , Exeter ve New York Üniversitelerinde okumuş ve Harvard Hukuk mezunu. Bir çok öngörü ise bir nevi ‘’kehanet’’ cinsinden ; 2000 yılında , ‘’Asya’da talebin yükseleceğini ancak Hazar Denizi, Mısır ve Afrika gibi bölgelerde yeni büyük petrol sahaları bulunacağını ve bu talep etkisinin geçici olacağını’’ söylüyor.

Ki 2000 sonrası tam olarak olan buydu, tabi birde bütün bunlara eklenen ‘’Dev doğal gaz rezervleri ve Shale gaz devrimi’’. Yamani’nin söyledikleri aslında şöyle bir zemini oluşturdu, petrol bitmeden önce petrol ile ülkenin geleceğini ayrıştırmak gerekiyordu.

Aslında buna çok önceden başlayanlarda vardı..! 2008 Krizi ile Suudi Arabistan aslında Yamani’den beri çok iyi bildiği olayın ikinci perdesine hazırlanacaktır. Bu konuya döneceğiz ancak şimdi biraz ilk perdeye bakalım.

‘’Kuzey Yolu ‘’ Norway

179414-pump-jack-848300_1920 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Norveç, egemenliği altında olduğu İsveç’ten 1905 yılında ayrıldığında yarım yüzyıl sonra dünyanın en zengin ülkesi olacağını kimse bilemezdi. 90’lı yıllardan sonra tamamen değişen Norveç şimdi 5 milyon nüfusu ve 500 milyar Dolar’ın üzerinde GSYH’sı ile faklı bir dünya.

Ama Norveç’te ‘’ Camları karartılmış süper otomobiller, ünlü markaların çantalarını satan mağazalar, seçkin gece kulüplerinin dışında kuyruğa girmiş insanlar görülmüyor.’’(7) Bunun en önemli sebeplerinden biri Norveç’te petrol işi en başından beri biraz farklı yürüdü. Belki de bütün dünya sermaye piyasalarını etkileyecek kadar farklı.

Rusya ile Katar’dan sonra dünyanın üçüncü en büyük doğalgaz ihracatçısı konumunda olan (8) Norveç’te 1967 yılında “Hükümet Emeklilik Fonu-Küresel” ismiyle bir fon kurdu. 2000’li yılların ortalarında petrol ve gaz fonuna çevrildi.
Petrol İşcileri 1910 -Yenangyaung (Burma) – NYPL Digital Avrupa’nın en büyük emeklilik fonuna dönüşen yapının gelirleri ülkenin petrol gelirlerinden oluşuyor. Fonun kanunlar ile koyulan kurallarına göre, fondan arda kalan paranın sadece % 4’ü kamu projelerinde kullanılabiliyor veya harcanabiliyor.

179415-1515 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Norveç Petrol ve Enerji Bakanı Tord Lien bir konuşmasında şöyle diyordu;

”Bizim Sovereign Wealth Fonumuz şubat 2016 itibari ile yaklaşık 6.9 Trilyon NOK bu da
806 miyar USD yapmaktadır. Nüfusumuzun 5 milyon 156 bin kişi olduğu düşünülür ise bu her Norveç’li  erkek , kadın ve çocuk için 156.000 USD demek”
Şu anda yaklaşık 800 Milyar USD olan fon dünyadaki tahvillerin % 1’ini sahip olduğu düşünülüyor.(9) Bunun anlamı şu dünyada tahvil piyasalarından 100 USD borçlanıyor sanız bunun 1 USD’sini Norveç halkı size borç veriyor başka bir deyiş ile siz her ödediğiniz faiz miktarının %1’ini aslında Norveçlilerin gelecek nesillerine bırakıyorsunuz..!

Bir kaç tanesi daha önceki tarihlerde kurulsa da 90’lı ve 2000’li yıllardan sonra Dünya finans ve sermaye piyasalarında yeni ve ezici bir güç doğdu :

Sovereign Wealth Funds….

Genellikle ödemeler dengesinde fazla veren ülkelerin kamu yönetimleri bu fazlalığı gelecek nesillere taşımanın anlamını fark ettiler. Bu kaynaklar genellikle emtialara dayalı idi ve aslen sadece şu andaki nesile değil gelecek nesillere de ait bir servetti. Özellikle 2000’li yıllardan sonra sayıları hızla artan bu bir nevi ‘’ Devlet – Kamu Fonları’’ artan petrol fiyatları ile devasa boyutlara ulaştılar.

Son rakamlara göre yaklaşık olarak 7.193.200.000.000 USD !

( Yazı ile yedi trilyon iki yüz milyar Amerika Birleşik Devletleri Doları )

179416-2016-02-26_17-46-09 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Bu büyüklüğün yaklaşık 4 Trilyon USD’si Petrol ve Gaz fonlarından oluşuyor.(10) Birkaç örnek vererek bu petrol fonlar hakkında fikir vermek faydalı olabilir ; Norveç Petrol Fonu: 824 milyar USD Abu Dhabi Invest : 773 milyar USD SAMA (Suudi Arabistan) : 668 milyar USD Kuveyt Yatırım Fonu : 592 milyar USD Katar Yatırım Fonu : 256 milyar USD Bunlar sadece büyük petrol fonlarının bazıları ki daha küçük ölçekli bir çok fon daha mevcut.

Yukarıdaki ülkelerin farklı fonları olduğu gibi Kazakistan , Birleşik Arap Emirlikleri , Rusya gibi ülkelerinde görece daha küçük fonları mevcut. İşte dünyada petrol kavramının zeminini son 10 yılda değiştiren temel resim burada saklı. Petrol ihraç eden ülkeler petrol ithal eden ülkelerden elde ettikleri gelirlerin büyük bir bölümünü yeniden o ülkelerin sermaye ve finans çevrelerine geri vermekte !

Doğru ve yerinde yatırım ve yapılanma içinde olan gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler 2000 sonrası aslında enerji için dışarı ödedikleri paranın büyük bölümünü sermaye ve kredi piyasaları yolu ile geri çektiler.

Petrol fiyatları hızla artarken gelişmekte olan ülkelerinde hızla büyüdüğünü gördük. Çin , Hindistan , Türkiye gibi petrol ithal eden ülkeler yüksek enerji fiyatlarına rağmen görece yüksek büyüme oranlarını yakaladılar.

2008 Krizi sonrası Amerikan Merkez Bankasının genişlemeci para politikası ve yüksek petrol fiyatları bu Kamu Fonlarını hem büyütürken diğer yandan düşen faizler getiri ihtiyacını artırdı. Genel olarak sabit getirili kamu borçlanma araçlarını tercih eden fonlar bile portföylerinde ki sermaye piyasası araçlarını arttırmaya başladı.

179417-index-3 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Petrolün tahta fıçılarda taşındığı yıllar – NYPL catalog ID (B-number)  b11708115

Biraz sihirli bir yapıya dönmeye başlamıştı. Petrol fiyatları yükseldikçe petrol satın alan ülkelere daha çok para geldi. Bu ülkelerin kamu borçlanma faizleri düştü , şirketleri yeni ortaklar aldı veya büyük sermaye arttırımları ile kısa zamanda hızla büyüdü.

Gayrimenkul yatırımları daha önce görülmemiş rakamlara ulaştı. Bu piyasalar gelişim büyüdükçe petrol fonlarının gelirleri arttı. Artan gelirleri ile dünyayı daha çok fonlayabiliyorlardı.

Resmi gözümüzde somutlaştırmak için Türkiye Norveç Büyükelçiliğinin 18.03.2015 tarihli belgesi üzerinden gidelim. 

‘’Royal Norwegian Embassy in Ankara’’ 

18.03.2015 

Norveç Hükümet Emeklilik Fonu – Küresel (Norveç Hükümet Fonu) Türkiye’deki yatırımlarını 2013 yılına kıyasla 2014 yılında iki katına çıkardı. Dört yıl içerisinde dört kat bir artış gösteren Norveç’ten Türkiye’ye gelen yatırımlar, toplamda yaklaşık 12.75 milyar TL ulaşmıştır .

179418-petrol6 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Dünya Ham Petrol Ticaretinde Ana Hareket yolları 

Fon’un Türkiye’deki yatırımlarının geçtiğimiz yıl dikkate değer bir şekilde artırmasının nedeni, portföylerinde tahvillere önemli bir yer açmak için alınan ilke kararından kaynaklanmaktadır. Fon, Türk Hava Yolları ve Yapı Kredi Bankası gibi Türk şirketlerinin hissedarıdır’’.

(11) Fon aynı zamanda Norveç Hükümeti’nin belirlediği şekilde orta derecede risk ile mümkün olan en yüksek dönüşü alma hedefiyle birçok farklı ülkeye, firmaya ve mevduata yatırım yapmayı amaçlıyor.

Fon değerlerinin yüzde 60’ı öz sermaye, yüzde 35-40’lık bir oranı sabit gelir ve yüzde 5 kadarı ise gayrimenkulden oluşuyor. Türkiye örneği üzerinden dünyanın petrol-sermaye piyasaları ve finans döngüsü resmi daha belirgin hale getirir. 2013’te 

Norveç Kamu Fonu’nun Türkiye’deki yatırımları Hazine tahvillerinde 1.5 milyar dolar iken 1.2 milyar dolarlık da hisseyi elinde tuttu. 2014’te ise fon, hem hazine kâğıtları hem de toplam büyüklükte en büyük pozisyonuna ulaştı.

Norveç Fonu, 2014’te dünya genelinde 4 bin 256 tahviline yatırım yaptı. Yani siz otomobilinize yakıt alırken , konutunuzu ısıtırken veya elektrik santralleri petrol veya doğal gaz kullanırken aslında ödediğiniz paranız ‘’bir yere gitmiyor’’ yeniden size ‘’borç veya ortaklık olarak’’ geri dönüyor.

Eğer siz bu kaynakları verimli ve doğru kullanırsanız aslında kendi enerji maliyetiniz ile kendinizi fonlamış oluyorsunuz !

Dolayısı ile 2000 sonrası yıllarda gördüğümüz gibi petrol fiyatları yükseldikçe petrol ithal eden ülkeler büyüdü.. Aynı örneğe bir de dünya çapında bakalım. The Qatar Investment Authority, 2005 yılında kurulmuş esas olarak tıpkı Norveç Petrol Fonu gibi bir Devlet Yatırım Fonudur.

Bu yatırım kuruluşuda Katar’ın gaz veya petrol gelirlerinin fazlasını yatırıma dönüştürür. Fonun 2005 sonrası yaptığı bazı ortaklıklardan veya hisse alımlarından örnekler verelim; Barclays , Volkswagen Grubu, Porsche, Sainsbury , Lagardere , Total , Vivendi, Royal Monceau, France Telecom , Film Yard Holdings -Miramax , Royal Dutch Shell , Vinci SA ve hatta Paris Saint-Germain Futbol Kulübü.

Bunlar sadece yıllar içinde bazı ortaklıklar veya hisse alımları yapılan şirketler. Tabi şöyle özetlemekte mümkün aslında tüm dünyada tanıyıp bildiğiniz markaların – dev şirketlerin bir çoğunun önemli ortağı veya finanse edeni aslında bu yeni kavram; 

Sovereign Wealth Funds , kolay anlaşılır olması açısından Devlet (Kamu) Yatırım Fonları. Bu fonlar son zamanlarda, Rezerv Fonları (Rusya), Emeklilik Fonları , Stratejik Fonlar gibi çeşitli sınıflara ayrıldılar.

179419-index-4 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Petrol Endüstrisinin ilk yılları – NYPL catalog ID (B-number) : b11708115

Son yıllarda petrol yükseldikçe gelişmekte olan piyasalar daha da büyüdü ama çalıştığınız şirketin, bankanın önemli ortağı artık belki Çin , Katar , Norveç , Singapur devleti. Veya semtinize yapılan otel veya AVM inşaatının sahibi belki adını bile hiç duymadığınız ama dünyada 7 Trilyon USD’yi yöneten başka kamu fonu. 

Yapıyı şöyle sadeleştirelim, petrol ihraç eden bir çok ülke artık para almak yerine petrol ithal eden ülkelerin şirketlerinize ortak oluyor gayrimenkullerini alıyor. Eğer yeni değer yaratabiliyor , parayı iyi kullanabiliyor veya dönüşebiliyorsanız ne ala.

Artık para için ülkeler kimle görüşmesi gerektiğini biliyor; Rusya haziran ayında Çin, Abu Dabi, Katar, Bahreyn, Güney Kore, İran, Fransa ve İtalya Kamu Fonları başkanları ile toplantı yaparak yatırım veya borç talebinde bulundu… Ama 2014 yılından itibaren işler tersine dönmeye başladı. Petrol fiyatları dayanılmaz bir hızla düşmeye başladı. Düşen petrol fiyatları önce bu fon gelirlerini azalttı.

Sonrada bu fonlar artık gelirleri hızla düşen devletler için ilk akla gelen kaynak oldu. Suudi Arabistan , Katar fonları Avrupa ve çevre ülkelerde yüklü miktarda hisse senedi sattılar.

Norveç dünyadaki en büyük SWF bile artık varlık sattıracak pozisyonlar almaya başladı. Rusya , Kazakistan ve benzer ülkelerde de durum farklı değil. Peki güzel bir rüya neden bazıları için kabusa döndü … 

150 USD iken petrol peşinde koşan alıcılar 35 USD olan Petrolün yüzüne bakmaz oldu. Petrol depolanacak tesisler yetmiyor milyonlarca ton ham petrol dev tankerlerde açık denizde veya liman girişlerinde bekletilmeye başlandı… 

179430-gasoline-481164_1280 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Mart 2015 ;

ABD 1971 yılından sonraki en yüksek aylık ham petrol üretim rakamına ulaştı 9.690.000 varil/gün. 2000 Yılında ABD Doğal gaz üretiminde shale gaz oranı %1 bile değildi. Şu anda bu rakam %20’nin üzerinde ve 2035 yılında bu oranın % 46 civarında olacağı tahmin ediliyor. 

Daha ilginç olanı ise 2017 yılından itibaren ABD’nin net Doğal gaz ihracatçısı olacak olmasının beklenmesi.(12) Ve bunların tümü bir araya geldiğinde Amerika Birleşik Devletleri 2015 yılından itibaren genel anlamı ile artık petrol ve gaz üretiminde net anlamı ile kendine yeter bir ülke..!

Ancak petrol fiyatlarındaki çöküş bazı Amerikan petrolcüleri için felaket oldu. 2016 başında 170 milyar USD banka kredi borcu petrolcüleri daha fazla üretim yapmaya itti.
Tabi dayanabilenler ….

179421-gas-70384_1280 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

2000’li yıllardan sonra Rusya doğal gaz ve petrol fiyatlarının etkisi ile ekonomik toparlanma yaşadı.

Avrupa’nın doğal gaz tedarikçisi rolü Rus Merkez Bankasının döviz ve altın rezervlerini tarihi zirvelere taşıdı. Rus Merkez Bankasının uluslararası rezervleri 2000 yılında sadece 27.6 milyar USD iken 2008 krizinin ilk günlerine gelindiğinde Temmuz 2008 tarihinde 596.5 milyar USD ile tüm zamanların rekorunu kırdı.(13)

Aynı tarihlerde Brent Petrol varil fiyatı 145 usd ile rekor seviyelerinden birini görmekte idi.

Bundan sadece 6-7 ay sonra ise Brent Petrol 35 usd seviyelerini görürken Rus Merkez Bankası Uluslararası rezervleri 383.8 milyar USD olacaktı.

2011 Yılında petrol fiyatları FED’in QE – Parasal Genişleme paketleri ile 125 usd seviyelerine geri gelirken Rusya Merkez Bankası rezervleri 545 milyar USD’ye geri dönmüştü. 

2015 sonunda ise rezervleri 364 milyar USD kalan Rusya artık bir ‘’petrol-gaz bağımlısı’’idi. (14) Petrol ve doğal gaz, zaman içinde meydana geldiği ana kaya parçasından başka farklı kayaç oluşumlarına kayar. Bu hareket esnasında ana kayada kalan petrol veya doğal gazı ise kaya gazı olarak anılır.

2000’li yıllardan sonra gelişen yüksek teknolojiler , yatay sondaj- hidrolik kırılma gibi tamamen teknik bazı faaliyetler sonucu üretilir. Bu üretimin dünya enerji politikalarını ve dolayısı ile tüm siyasi-ekonomik ilişkileri yeniden yapılandırması doğaldır.

 

OPEC Net İhracat Geliri

179423-petrol1 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

“Günümüzün savaşlarını bitirdiğimizden , ulusal güvenlik ekibime, Asya Pasifik’teki varlığımızın ve görevlerimizin en üst önceliğimiz yapılması konusunda talimat verdim”(15)

ABD Başkanı  B. Obama  
Avustralya Parlamento Konuşması 
Kasım 2011
Avustralya ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD’nin, bu ülkeye 2016 yılına kadar konuşlandıracağı asker sayısı 2500 olacak. ABD’nin, Güney Kore’de 28 bin ve Japonya’da 50 bin askeri bulunuyor. Endonezya’ya sadece 820 kilometre uzaklıktaki Darwin’e konuşlandırılacak 2500 Amerikan askeri, ABD’nin Güneydoğu Asya’ya ve Hint Okyanusu’na çok çabuk ulaşmasını sağlayacak.

179424-2016-02-26_12-04-19 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Bu arada belki hiç görmediğiniz bir belgeyi sunmak isterim.

ABD’nin hiç elini sürmediği stratejik petrol rezervlerini satmaya karar verdiğini duymamış olabilirsiniz….

6 Ekim 2015 ABD’nin Stratejik rezervlerini satmaya karar vermesi o günlerin en ciddi haberi olmalıydı..

Miktar piyasaları etkileyecek boyutta olmasa dahi stratejik değişiklik aslında piyasaları sarsmalıydı ama o günlerde ”bir kaç kişi hariç kimse bu kadarını beklemiyordu”.

179425-img_20160223_195154 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

179426-2016-02-24_16-09-32 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

“Altın Gözlü Yılan 2012”

ABD-Japonya-Güney Kore-Tayland-Singapur-Malezya ve Endonezya’nın katılımı ile yapılan büyük bir askeri tatbikatın adıdır.
“Altın Gözlü Yılan 2012” tatbikatının ardından Washington’da birçok uzman “ABD’nin Çin’i okyanus üzerinden kuşatıp kilitlemesinin 21. yüzyılda ABD’nin en öncelikli hedeflerinden biri olması gerektiği” üzerine tartışmalar yaptı.

2006 yılından bu yana ABD-Japonya arasında müzakere konusu olan, Japonya’da hükümetin devrilmesine dahi sebep olan, Okinawa adasındaki devasa ABD Askeri Üssü’nün akıbeti konusunda ABD ve Japonya’nın kısmen anlaşmaya vardıkları, ABD’nin şu an itibarıyla Japonya’da bulunan 59 bin askerinin bir kısmını Batı Pasifik’teki diğer ABD müttefiki ülkelere kaydıracağı 26 Nisan’da açıklandı.

Japonya, ABD’nin de teşviki ile Myanmar’ın Japonya’ya olan 3,7 milyar dolarlık borcunu sileceğini açıkladı.

ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) Kısa Vadeli Enerji Görünümü raporuna göre, ABD hükümeti ham petrol üretiminin 2016 yılında 740 bin varil/gün azalmasını bekliyor.
2016 yılı için petrol üretiminde düşüş tahminini 700 bin varil/günden 740 bin varil/güne çıkaran EIA, 2017 yılında ise üretimin 230 bin varil/gün daha azalarak 8,46 milyon varil/güne gerileyeceğini öngördü.
2016 yılı için talepte büyüme tahminini 160 bin varil/günden 110 bin varil/güne indiren EIA, 2017 yılı için büyüme tahminini de 280 bin varilden 260 bin varile revize etti. 2016 yılı için global petrol talebinde büyüme tahminini 180 bin varil düşürerek 1,24 milyon varile indiren EIA, 2016’da global petrol talebinin 95,02 milyon varil olacağını tahmin etti.

179427-petrol3 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

EIA 2017 için talepte büyüme beklentisi de 40 bin varil düşürerek 1,46 milyon varil/güne indirdi.

EIA’nın Dünya konvansiyonel petrol üretimi senaryoları ise aşağıdaki figürde oldukça net şekilde göstermektedir ki;

Dünyanın büyüme senaryolarının zayıflığı da dikkate alındığında aslında petrolün bir nesilden daha uzun bir yolu yok.
Ancak bunun için petrol rezervlerinin bitmesi gerekmeyecek, hatta konvansiyonel olarak bir miktar petrol üretimi ve tüketimi çok daha uzun yıllar devam edecektir. Bu üretim ve talep dünya ekonomik faaliyetinde önemli bir yer tutmayacaktır.

Özellikle de belirli büyüklükteki bir devletin ekonomik faaliyetini yürütebileceği boyutta olamayacaktır.
Bu noktada sermaye piyasaları dahil önümüzdeki dönem sorusu şu anda petrol üreticisi ülkelerin gireceği yeni yapıdır.

179428-petrol7 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

Ve Şubat 2016 ; Dünya doğal gaz piyasasında hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, Anadolu Ajansı enerji platformu şu haberi geçiyordu …

ABD’nin ilk LNG ihraç gemisi Brezilya yolunda ….

”Küresel Gaz Piyasasını Değiştirecek Gemi”

”ABD’nin Houston kentinde düzenlenen IHS CERAWeek 2016 Enerji Konferansı’nda konuşan Cheniere Energy Pazarlama Müdürü Meg Gentle, şirketin ilk LNG kargosunun, Louisiana eyaletindeki sıvılaştırma tesisinden Brezilya’ya gitmek üzere yola çıktığını duyurdu”

Kargo için “küresel gaz piyasasını değiştirecek gemi” tanımlamasını kullanan Gentle, dünyada en düşük maliyetle LNG üretimi yapan ABD’nin, 2020’de küresel LNG piyasasında ilk 3 ihracatçı ülkeden biri olacağına inandığını kaydetti.

ABD Enerji Bakanı konferansta yaptığı konuşmada, ihracatı;

“Büyük bir dönüm noktası”  olarak nitelendirdi.

ABD’nin giderek artan kaya gazı üretimi sayesinde dışa bağımlılığını azalttığının, artık doğalgaz ithalatçısı bir ülke olmadığının altını çizen Enerji Bakanı, kaya gazının küresel doğalgaz piyasasını değiştireceğine inandığını söyledi.

“Güney Gaz Koridoru ve Doğu Akdeniz’den gelecek doğalgaz kaynaklarını destekliyoruz”

“ABD hükümeti olarak LNG ihraç eden özel şirketlere karışamayız. Ancak Türkiye üzerinden geçecek Güney Gaz Koridoru ve Doğu Akdeniz’den gelecek doğalgaz kaynaklarını destekliyoruz. Bu sayede Avrupa’nın gaz kaynakları çeşitlenecek. ABD gazının küresel piyasaya arzıyla da kaynak çeşitliliği oluşacak.”

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ülkenin toplam doğalgaz üretimi 2007’de 546 milyar metreküpten 2014’te 727 milyar metreküpe çıktı.

Aynı yıllar arasında kaya gazının üretimi ise 36 milyar metreküpten 380 milyar metreküpe yükseldi. ABD’de 2014’te üretilen doğalgazın yüzde 48’e yakını kaya gazından geldi”

179429-index-5 SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR.. VE BİR ÇAMUR..

”GASOLİNE” istasyonları- 1935 ABD- NYPL catalog ID (B-number) : b13668355

Suudi Arabistan ve Yamani Teorisine  Dönüş..

Suudi Arabistan 2014 Yılından itibaren sanki Zeki Yamani’nin her kelimesini uygulayan bir master plan geliştirdi.
2008 krizi sonrası oluşan hava aslında akıllarda olan bir çok düşünceyi tetiklemişti. Yenilenebilir enerji konuşmaları , elektrikli otomobil teşvikleri , en çok haber yapılanlar arasında idi.
Nükleer enerji çalışmaları çok hızlı ilerledi yeni nesil santraller dünyanın her tarafından ihaleler alıyordu. Şu anda dünyada 438 nükleer santral var ve 42 tanesi inşaat halinde. Almanya başta olmak ve Avrupa’daki bir çok ülke rüzgar- güneş her türlü temiz enerji için devasa adımlar ile ilerliyor.
Yamani 2000 yılında Irak’ın büyük bir üretici olacağını tahmin ediyordu. Ama bu durum 15 yıl kadar gecikti..!  Irak 2015 yılında önümüzdeki dönemde 12 milyon varil/gün ile dev üretim rakamlardan bahsetmekte.

 

1990 – 2013 Arasında WTI Petrol kontratlarında Trade miktarı : (Milyon Kontrat)-Bloomberg-API

2014 sonrası çoğu analiz Suudi Arabistan’ın Rusya ve İran’ı cezalandırmak istediğine inanıyor.
Bu teoriler gerçekte olabilir ama arka tarafta yatan başka büyük zemin mevcut. Konu sadece Iran ve Rusya olmayabilir. Başka bir açıdan bakarsak aslında Suudi Arabistan’ın nerdeyse sınırsız üretim artışından en büyük zararı gören başkaları da var, ABD ‘de shale gas ve petrol için milyarlarca Dolar yatırım yapan Amerikan Petrolcüleri gibi..!
ABD’de 2014 yılında 1600 civarında olan sondaj kule sayısı 2015’de 500’lü rakamlara geriledi. Ancak bunun yanında daha ucuz bölgelerde üretim artışı devam ediyor. Sanki Amerikan’ın içinde bazıları ‘’Suudi America’’ rolü üstlenmiş durumda.
Ama Amerikan hükümetinin aynı rahatsızlık içinde olduğu söylenemez. Çünkü 2008 sonrası hanehalkı harcanabilir gelirlerine en büyük destek petrol fiyatlarından geldi. Üretim için dünyanın her yerinden çok daha avantajlı enerji fiyatları ve otomobilinin deposunu ucuza dolduran Amerikalı’lar varken hükümetin yıllardır ‘’çok para kazandıklarını’’ düşündükleri petrolcüler için üzülmesi beklenemezdi, üstelik 2016 seçim yılında.
Benzin – dizel  yanında doğal gaz fiyatları 2020 yılında hane başına 2700 $ kadar tasarruf sağlayacak. 2025 yılında ise harcanabilir hane gelirine 3500 $ kadar katkı katacak.(18)
Ama buna karşılık aslında çok da içlerine sinmese de 40 yıldır devam eden petrol ihraç yasağını kaldırarak petrol sanayine kısa vade de olmasa da uzun vade yeni bir yol açtılar.
Ancak Petrol sanayinin Amerika için bir diğer anlamı yüksek ücretli iş gücü. ABD’nin en yüksek ücretli istihdamı petrol sanayi çalışanlarında ki bu yüksek harcama ve ekonomik aktivite demek.
Petrol sanayi çalışanları 100.000 USD yıllık ortalama ile ABD’nin 51.000 USD ‘lik ortalamasının %95 üstünde kazandılar.
Petrol sanayi ABD’de sadece 2008 – 2012 yılları arasında 174 Milyar USD alt yapı yapı yatırımı yaptı.(20)
Milyonlarca yüksek ücretli iş gücü yarattı öyle ki 2008 sonrası artan ABD istihdam rakamlarının büyük çoğunluğu direkt veya dolaylı petrol sektöründendi.
The American Petroleum Institute ‘ye göre Petrol ve doğal gaz sektörü de ABD’de ekonomik büyümenin önemli bir kaynağıdır. API göre, sanayi çevresinde 9,8 milyon iş destekler ve ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) yüzde sekiz kadar katkı yapmakta.(19)
Rusya ve İran ile ilgili teori akla yatkın olsa da petrol devinin Pazar payı almak konusunda ne kadar acaleci olduğunu da kabul etmek gerekir.

Suudi Arabistan 2014 sonunda oyuna girmeden önce durum aşağıdaki gibi gelişti.
2008 Sonrası ABD’nin ” shale devrimi” acıkça görülmektedir. Suudi Arabistan neden yeni bir pozisyon aldı sorusuna en belirgin yanıt aşağıdaki tablodadır.

 

ABD – RUSYA VE SUUDİ ARABİSTAN PETROL-GAZ ÜRETİMİ

Dışarıdan bakınca Suudi Arabistan petrol fiyatları ile pek ilgili görünmüyor, sanki istediği şey olabildiğince çok petrol satmasını sağlayacak tüm pazarlara yerleşmek.
Yamani son dönem yönetime gelmiş gibi görünüyor;
‘’ Petrol toprağa terk edilecektir ‘’
Suudi Arabistan üretim ve satış kararlılığı ile aslında başka konuyu da baskı altında tutuyor. Konu sadece cari petrol fiyatları değil.
OPEC 2040 Yılına kadar gereken üretim ihtiyacını karşılamak için yapılması gereken yatırım 10 Trilyon USD olarak belirtiliyor. (20)
Oysa bu fiyatlar ile yatırım yapılabilecek kuyular ancak maliyetlerin çok düşük olduğu havzalar. Yeni teknolojiler ve araştırmalar için eskisi kadar yeterli kaynak ayırma imkanı kalmadı.

Norveç Petrol ve Enerji Bakanı Tord Lien, ham petrol fiyatlarının düşük seyretmesinin petrol firmalarına Norveç’in Lofoten bölgesinde 2017 sonrasında arama faaliyetlerinde bulunmalarına izin verilmesini sağlayabileceğini söyledi.
Sığ sularda bulunan Lofoten sahasındaki büyük petrol rezervinin düşük maliyetli üretim yapılmasına imkan vereceği öngörülüyor.
(07/01/2016 13:45:59 Foreks Haber Merkezi)

Suudi Arabistan başta olmak üzere bir çok petrol üreticisi ülke petrol çağının bitmekte olduğu üzerine yapılanmaya başladı. Bu durumdan çıkış için kendilerine buldukları yol ise sermaye ve finans piyasaları üzerinden geçiyor.
Ülkelerin ve şirketlerin büyümesi ve petrol talebi aynı zamanda bu ülke ve şirketlerin sermaye piyasaları yolu ile desteklenmesini ve daha da büyümesini sağlıyor.
Düşen petrol talebi ve yavaşlama ise Petrol Fonlarını&nb

01 Sep 2016

Parahaberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap