İşsizlikte Koordinasyon Eksikliği: İş ve Meslek Danışmanlarının İşsizliği Örneği

Ankara Strateji Enstitüsü

İşsizlik sorunlarına çare arayanlar arasında İş ve Meslek Danışmanları da bulunmaktadır.

İş ve Meslek Danışmanlığı 2012’de hayata geçirildi.

Tam da işsizliğe çare olması beklenirken, çok kısa sürede kendileri de yeni bir işsiz kitle haline geldi!

Kısaca açıklayalım.

İşsizliğin temel nedenlerinden biri eğitim ve istihdam politikalarının bir arada planlanması ve koordine edilmesindeki yetersizlikler şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Bazı alanlardayeterli miktardavasıflı eleman bulunamazken, bazı alanlarda ihtiyacın onlarca/yüzlerce katı vasıflı eleman yetiştirildiğini ve bunların da işsizlikle karşı karşıya kaldığını görmekteyiz.

Örneğin daha önceki bir yazımızda dile getirdiğimiz gibi, yarım milyona ulaşan işsiz İİBF mezunu bulunmakta ve yılda bunların yüzde birine bile maalesef kadro sunamamaktayız.

Benzeri bir durum öğretmenlik mesleği için de söz konusudur. 2012’de tüm Eğitim Fakülteleri ikinci öğretim programlarını kapatmış olup, bu eğilim bir olasılık olarak İİBF ve diğer bazı fakültelerin de gündemine girebilir.

Belli ki ülke ihtiyaçları, mezun sayıları, mesleki yeterlilikler, ulusal standartlar veya bunların uygulamaları yeniden ele alınmayı gerektiriyor.

Bu problemin yaşandığı çeşitli örneklerden biri de İş ve Meslek Danışmanları ile ilgilidir. Ancak İş ve Meslek Danışmanları sadece mezun olanları değil, mezun olduktan sonra resmi bir mesleki statü elde etmiş bir kitlenin işsizlik sorunlarını da temsil etmektedir.

İş ve Meslek Danışmanları dört yıllık üniversiteden sonra, onbinlerle-yirmi binlerle ifade edilen başvurular arasında yarışma sınavlarına girmekte ve sınavı geçenler “Yeterlilik Belgesi” alabilmek için ilave bir kurs görmektedirler.

Bugün için kursu bitirenlerin3800 küsuru istihdam imkânı yakalamıştır. Bununla birliktehala kadro ve atama bekleyen ve sayıları on bini aşan özel ve nitelikli bir işsizler kitlesinin de adresinioluşturmaktadırlar.

İş ve Meslek Danışmanları iş arayanlara, işverenlere ve eğitim-öğretim kurumlarına yönelik danışmanlık hizmetlerini yerine getirmek ve bu amaçla tanıtım ve sürekli işbirliği faaliyetleri yürütmekle görevlidir (*).

Anlaşılacağı gibi İş ve Meslek Danışmanları işgücü piyasasındaki aksaklıkları gidermek ve istihdamı geliştirmek şeklinde önemli bir görev ve temel bir fonksiyon icra etmektedirler.

Hem iş imkânlarına hem deişsizliğe en yakından temas edebildikleri ve soruna nüfuz edebildikleri için işsizliğin kökünü kazımada çok önemli bir rol oynayabilirler.

Bu yüzden bunların işsizliği sadece on binle ifade edilen kendilerinin işsizliğini değil, başkalarının işsizliğini de ilgilendirmektedir.

Fakat bu görev ve fonksiyonu şu an ve ilk önce kendileri için başarmak zorunda bulunmaktadırlar.

İş ve Meslek Danışmanlarının büyük bir çoğunluğunun işsiz kalmasının nedeni, işe yerleştirmeler ile kurslarda Danışman yetiştirme arasındaki makasın giderek açılmasıdır. On bini aşansöz konusu kitle bir işe yerleştirilemediği halde yeni kurslar açılmakta ve sayıları arttığı için işe yerleşmeleri daha da zorlaşmaktadır.

Aslında makastaki problem sayılarının çok olmasında değil, atamalarının yapılmamasındadır. İstihdam piyasasında rolleridikkate alındığındasayılarının yetersiz olduğu bile söylenebilir. Nitekim işsizliğin çok fazla sorun olmadığı 80 milyonluk Almanya’da 100 bin İş Danışmanı varken(**), 77 milyonluk Türkiye’de de ona yakın birsayı en azından bir hedef olarak düşünülebilir. Ne var ki, fiilen Türkiye’de istihdam edilen İş ve Meslek Danışmanı sayısı, belirtildiği gibi sadece 3800 küsur kadardır.

Eskilerin işe yerleştirilebilmesi durumunda yeni kurslara her halde hiç kimse hayır demeyecektir.Ancak Danışmanlar, eskiler dururken, bu alanda yeni kursların açılmasını büyük bir plansızlık olarak değerlendirmektedirler.

İş ve Meslek Danışmanlarının karşılaştıkları ilginç bir durum da, mevzuata göre (*), kurumların kendi içinden “Yeterlilik Belgesi”ne sahip olanlar arasından İş ve Meslek Danışmanı ataması yapabilmesinin mümkün olmasıdır. Buna göre kurumlar,üç günlük bir eğitimdengeçirilmişmevcut memurlarını İş ve Meslek Danışmanı statüsüne geçirebilmektedir.

Oysa İş ve Meslek Danışmanları kendilerinin bu iş için özel yetiştirildiğini, sınava girdiklerini, sınavı kazananların 9 hafta kurs aldıklarını ve kurs ücreti ve konaklama dahil olmak üzere büyük masraflara katlandıklarını dile getirmektedirler.

Eğer ilgili sınav, kurs ve masraflar olmadan bu meslek yapılabiliyorsa, o zaman bu kurs-eğitim de verilmemeli ve masraflar yapılmamalıydı. Yok eğer verilen eğitim bir uzmanlık sağlıyorsa, bu uzmanlığın gereklerini yeterince sağlayamayanlar da bu mesleğe girmemeli,veya girecekse aynı/eşit süreçlerden geçerek girebilmeliydiler.

Benzeri bir durumu, 400 bin İİBF mezunu işsiz beklerken maliye müfettişliği sınavlarına biyoloji mezunlarının girebildiği çeşitli örneklerde görebiliyoruz. İncelendiği taktirde biyoloji mezunlarının da benzeri bir sorununu keşfetmek mümkün olabilir.

Anlaşılacağı gibi artık herkesin her işi yapabildiği bir istihdam anlayışından hızla çıkmak zorundayız. Eşitlik, liyakat ve işin uzmanlığı/niteliği prensiplerine dayalı bir istihdamı sağlamalıyız.

İş ve Meslek Danışmanları da söz konusu adaletsizliklerin ve haksızlıkların giderilmesini ve öncelikle kendilerinin atanmalarını talep etmektedir. Kendi alanları olarak gördükleri kurumları sunmaktadırlar.

En başta kendi kurumları sayılan İş-Kur’un iş yükünün yoğun olduğunu, fonksiyonlarını icra edebilmek için 3800 küsur Danışmanın yetersiz olduğunu ve İş-Kur’un yeni açılan/açılacak şubeleridahil olmak üzere, Danışmanların istihdam sorunlarının çözülebileceği alanların/imkanların bulunduğunu ileri sürmektedirler.

Bunun gibi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, Belediyeler ve Üniversiteler gibi kurumlarda, kurum içi atamalara kıyasla kendilerinin daha verimli olacağını ileri sürmekte ve seslerini duyurmaya çalışmaktadırlar.

İşin ilginç yanı seslerini duyurmak içinneredeyse ulaşmadıkları kimse kalmamış… ve bu yüzden mesleklerini gerçekten çok iyi yapabilecekleri de anlaşılıyor:

Başbakan, Meclis Başkanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, tüm Bakanlar, twetter ile de olsa tüm iktidar ve muhalefet milletvekilleri ve İş-Kur Genel Müdürlüğü ve sendika gibi çeşitli kurumlarla görüşmüş, …

Klip hazırlamış, televizyon, gazete ve dergilerde dertlerini dile getirmiş ve çeşitli basın açıklamaları yapmışlar, Ankara ve Antalya’da iki uluslararası kongre düzenlemişler vs. vs. …

Anlaşılacağı gibi İş ve Meslek Danışmanlarının işsizlik sorunları da çok iyi biliniyor ve sadece çözüm bekliyor. Her şeyin bilindiği bir ortamda çözüm bulmak hem çok zor hem de çok kolaydır.

Her kadro ve atamanın belirlendiği mevsimlerde İş ve Meslek Danışmanları da yeni bir heyecan yaşıyor ve sorunlarının çözülebileceğini ümitle bekliyorlar.

Bu mesleğe yönelik çözümlerin de başka baharlara kalmaması dileğiyle.

*******

Notlar: 

Kaynak: http://www.egitimajansi.com/haber/10-bin-is-ve-meslek-danismani-atama-bekliyor-haberi-38225h.html

(*) http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/03/20150326-4.htm

(**)http://www.gazetekamu.com/is-ve-meslek-danismanlarida-mujde-bekliyor.html

 

Prof. Dr. Şevket Tüylüoğlu

Ankara Strateji Enstitüsü

ankarastrateji.org

01 Sep 2016

Parahaberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap