Gündeme dair analiz; “Dolar/TL”

Dolar endeksi, Mart 2015’te 13 yılın zirvesini yaparak 100.40 seviyesine yükselmiş, ardından düşüş eğiliminde Mayıs 2016’da 92 seviyesine kadar gerilemişti.

Bugün ise özellikle Ekim ayının başından itibaren yükselmeye başladı ve dün aylık zirve yaparak 98.16’dan dönüş yaptı. Dolar endeksi aylık %2.83 yükselirken, Dolar/TL paritesinde ise 3.11 zirvesine göre bu rakam %3.73. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor, Dolar tüm dünyada değer kazanıyor ve Dolar/TL paritesinin yükselişinde esas rol oynayan Dolar’ın global ölçekte değer kazanmasıdır. Peki Dolar endeksi %2.83 yükselirken neden Dolar/TL %3.73 artış gösterdi, biz neden ayrışamıyoruz ya da TL’nin değer kaybetmesinde ki diğer etkenler nelerdir? . Gelişmekte olan piyasalar, global fonlar için sepet bazında yönetilmektedir. Bu sepette ülkelerin para birimleri belirli yüzdelerle yönetilir, kimi durumlarda bazı para birimlerinin ağırlığı artırılırken bazı para birimlerinin ağırlığı azaltılır. İşte biz ağırlığı azaltılan para birimiyiz. Rakiplerimiz, Rusya ve Brezilya OPEC toplantısı sonrası Petrol’de yaşanan yükselişle bizim önümüze geçiyor, hatta bütün iç siyasi sorunlarına rağmen Güney Afrika randı dahi bizden iyi durumda. Malumunuz iç siyasi gelişmeler, not indirimi ve birçok gündem maddesi kısa bir süre TL varlıklarında herhangi bir kayba neden olmadı. Zira gelişmekte olan ülke varlıkları zaten tercih edilen konumdaydı.  Dolar endeksinin yükselmesiyle beraber süreç bir para birimi seçimine geldiğinde ise  genel gündemi ve ekonomik durumunda ki kötüleşme nedeniyle TL seçilmedi. Eğer Petrol cephesinde tersine bir durum başlarsa bu seçim ufakta olsa bizde yana değişebilir. Dolar/TL yükselişe devam edecek mi? Merkez bankamız için mevcut Dolar/TL seviyelerinin aslında rahatsız edici olmadığını, zaten enflasyon hedefleri ve kur tahminlerinden çok da büyük bir sapma olmadığını ifade etmeliyiz. Bu yüzden kısa vadede Dolar/TL kuruna merkez bankasından herhangi bir müdahale beklenmemelidir. Burada kritik olan merkez bankasının faiz indirimlerine devam edip etmeyeceği sorusudur. Şahsi görüşüm bütün bekleyişlere rağmen, gerek ABD seçimleri gerekse FED’in faiz artırımının muhtemelen Kasım ya da aralık ayında olacağını gören merkez bankamız faiz indirimini en az iki toplantı pas geçecektir. Dolayısıyla Perşembe günü yapılacak toplantıda herhangi bir faiz indirimi beklemiyorum.  Buna mukabil diğer faktörler sabit olursa TL’nin en azından Dolar endeksiyle olan farkı kapatması ve 3.03-3.06 bölgesine kadar geri çekilmesi beklenebilir. Hatta merkez bankası son 3-4 aydır kaybettiği perspektif çizme tavrını yeninden ortaya koyarak enflasyon hedefi, makroekonomik durum, faiz seviyeleri hususunda net bir çerçeve çizerse TL’nin değer kazanımı daha da artabilir. Daha sonrasında ise yine kendimizi Dolar endeksine emanet edeceğiz ki ABD seçimleri ve FED toplantısının bekleyişi başlayacak. Özetle, Dolar endeksinin global durumunu ve TL’nin tercih edilmesi için değişmesi gereken faktörleri ifade etmeye çalıştım. Gerekli gördüğümüz durumda benzer bir analizi tekrar paylaşmaya çalışacağım.

18 Oct 2016

Parahaberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap