Düşük Fiyatlar Küresel Petrol Arzını Olumsuz Etkileyebilir

Hazar Strateji Enstitüsü Özel Raporu

Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi  tarafından hazırlanan Yönetici Bilgi Notu, Enerji  sektöründen üst düzey yönetici, bürokrat, karar alıcı ve uzmanlara  gönderilmektedir. Bu özel raporu parahaberi.com sitesi olarak sizlere ulaştırmaktayız.

 

 

 

 

 

Yönetici Bilgi Notu

Küresel  petrol  fiyatlarında  geçtiğimiz yıl başlayan  ve  devam  etmekte  olan  düşüş trendi neticesinde Brent petrolün varil fiyatı son 1 yıl içinde %55 oranında değer kaybetti. Amerikan ham petrolü WTI ise aynı dönemde yaklaşık %52’lik bir değer kaybı yaşadı.

 

Küresel  petrol  fiyatlarında  yaşanan  düşüşün  arkasında  temel  olarak  arz-talep dengesi  ve mali  nedenler  yatmaktadır. 2008 yılı sonrası yaşanan küresel ekonomik  krizin  küresel petrol  talebini  olumsuz  etkilemesi  nedeniyle  küresel  petrol piyasalarında  son  yıllarda talep  artışının yavaşladığı  görülmektedir.  Bununla  birlikte 2011 yılından itibaren tekrar artmaya  başlayan  petrol  fiyatları  neticesinde üretici  ülkeler  üretimlerini  arttırmıştır.  

 

Küresel  petrol  arz-talep  dengesine  bakıldığında düşük seyreden talep artışı ve talepten hızlı artan arz neticesinde petrol arz fazlası oluşmuştur. Küresel petrol  talebi  2014  yılında  91,15  milyon  varil/gün  olarak  gerçekleşmiştir.

 

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tahminlerine  göre,  küresel  petrol  talebinin  2020 yılında 96 milyon varil/gün, 2040 yılında ise 103,9 milyon varil/güne yükseleceği tahmin edilmektedir. Bir diğer ifadeyle 2040 yılına kadar küresel petrol talebindeki artış %8 olacaktır. Küresel petrol arzı ise 2014 yılında 93,16 milyon varil/gün seviyesine yükselmiştir.

 

Küresel  petrol  arzının  2020  yılında 96 milyon varil/gün, 2040 yılında ise 103,9 milyon varile  yükseleceği tahmin edilmektedir. Küresel  petrol  fiyatlarındaki  mevcut  durum  ve  kısa  döneme  ilişkin  beklentilere  bakıldığında ciddi ekonomik ve jeopolitik şoklar  yaşanmadığı  müddetçe  önümüzdeki  aylarda  petrol  fiyatlarının  mevcut  seviyelerde  devam  edeceği  ve  büyük  fiyat artışlarının yaşanmayacağı değerlendirilmektedir.  2016  yılında  ise  fiyatların şu anki veriler ışığında 70-80 dolar bandında  hareket  edebileceği  öngörülmektedir.

 

Doğası gereği enerji yatırımları uzun vadeli, yüksek maliyetli ve riskli yatırımlardır.  Enerji  projelerinde  1-4  yıl  kısa,  5-10 yıl orta, 10-30 yıl ise uzun vade olarak tanımlanmaktadır.  Bu nedenle enerji yatırımcıları gerek fizibilite ve proje geliştirme gerekse yatırımların finansman aşamalarında çok dikkatli hareket etmek zorundadırlar.

 

Enerji yatırımlarına finansman sağlayan finansör  kuruluşlar  ise  özellikle  küresel ekonomik kriz sonrası değişen uluslararası yatırım koşulları ve daralan likidite nedeniyle  finansman  sağlayacakları  enerji projelerine  yönelik  değerlendirmelerde son yıllarda daha seçici davranmaktadırlar. Bu durum aynı zamanda proje finansman maliyetlerini de arttırmaktadır.

 

Yatırımcılar ve finansörler açısından durum bu şekilde gelişirken ülkeler ise mevcut ve gelecekteki enerji talebini karşılayabilmek  için  gerekli  yatırımları  yapmak ve sürdürülebilir, ucuz  ve  güvenli  olarak enerji arzını sağlamak zorundadırlar. 2014-2040  yıllarını  kapsayan  dönemde küresel  enerji  sektöründe  yapılması  gereken  toplam  yatırım  tutarı  40,1  trilyon dolar olacaktır. Bu rakamın 13,674 trilyon dolarını  ise  petrol  sektörüne  yapılması gereken yatırımlar oluşturmaktadır.

 

Düşük petrol fiyatları, net ithalatçı ülkeler ve küresel ekonomi  açısından pozitif olsa  da  küresel petrol  endüstrisi, üretici ülkeler  ve  yeni  yatırım  projelerini  olumsuz  etkilemektedir.  Petrol  fiyatlarındaki mevcut  ve  daha  düşük  fiyat  seviyeleri gelecek yıllarda petrol talebindeki artışın karşılanabilmesi  için  gerekli  yatırımları olumsuz olarak etkileyerek üretici ülkeler ile  şirketlerin  gelirlerini  düşüreceği  için sürdürülebilir değildir.  

 

Petrol  fiyatlarındaki  bu düşüş başta Asya’daki büyük offshore petrol projeleri olmak üzere üretim ve yatırım maliyeti yüksek yeni petrol projelerinin durdurulmasına  ya  da  ertelenmesine  neden  olmaktadır. Aynı şekilde petrol üretim maliyeti  yüksek  bölgelerdeki  yatırımlar da düşen petrol fiyatları ve beklentilerdeki bozulma nedeniyle azalmaya başlamıştır.

 

Planlanan yatırımların düşük fiyatlar nedeniyle  gerçekleştirilmemesinin  en  büyük etkisi ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek  arz  açığı  nedeniyle  petrol  fiyatları üzerinde oluşacak yukarı yönlü fiyat hareketleri olacaktır.

 

Küresel  petrol  arzında  planlanan ve yapılması gereken arama ve üretim yatırımlarının  gerçekleşmemesi  durumunda  arz-talep  dengesindeki  farkın  özellikle  2020  sonrasında  açılabileceği tahmin edilmektedir. Bu durum, enerji projelerinin yapısı ve uzun vadeli yatırımlar olmaları göz önüne alındığında ilerleyen yıllarda yaşanabilecek arz açığının fiyatlar üzerinde daha ciddi etkilere neden olabilecektir.

 

Sonuç olarak bakıldığında gelecek yıllarda sürdürülebilir petrol fiyatları ile küresel petrol arz ve talep dengesinin sağlanarak ihracatçı ve ithalatçı ülkeler için en uygun yapının tesis edilip sürdürülebilir  bir arz akışının sağlanabilmesi için planlanan yatırımların kesintisiz olarak gerçekleşmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle petrol fiyatlarının mevcut fiyat seviyelerinin üzerinde tüm taraflar için en ideal fiyat seviyesine çıkması kritik önem arz etmektedir.

 

Yararlanılan Kaynak:
Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Yönetici Bilgi Notu, 2014 (18).
Hazırlayanlar: Dr. Efgan Nifti, Emin Akhundzada, Emin Emrah Danış
01 Sep 2016

Parahaberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap