Dolar 3,90’a çıkabilir

“Yılın ikinci yarısında yatırımcı daha temkinli hareket etmeli.” Bu sözler Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, aynı zamanda Sagam Strateji Danışmanlık Kurucusu Murat Sağman’a ait.

Yılın ilk yarısında hem Türkiye’de hem global piyasalarda her anlamda iyi bir dönem geçirildiğine dikkat çeken Sağman’a göre, ikinci yarıda bir dalga gelebilir. Bu nedenle Sağman, “Yılın ikinci yarısında yatırımcıların daha temkinli olmasını öneririm. Global piyasalarda bir dalgalanma gelme ihtimali yüksek, bu da bizim gibi cari açık veren ve dış sermayeye bağlı olan gelişmekte olan ülkelere ciddi zarar verir” uyarısını yaptı.

Dalgalanmalara karşı daha defansif bir bakış açısıyla portöy oluşturulması önerisinde bulunan Murat Sağman, “ABD daha fazla faiz artıracağı için dolar da yeni bir yükseliş görülebilir. Bu nedenle portföyün yüzde 25’lik kısmı döviz olmalı. Korunma ve yatırım aracı olarak yüzde 10 altın, faiz getirisi nedeniyle yüzde 25 ÖST, hala yüksek olması nedeniyle yüzde 30 TL mevduat, yüzde 10 da potansiyeli olan hisse senetleri. Özellikle bir sektör önermiyorum. Hikayesi olan, iyi temettü veren ve finansal yapısı sağlam hisselerden bir portföy yapılabilir” dedi.

Sağman, 2017 yılının ikinci yarısının, ilk yarıya göre daha riskli gözükse de merkez bankalarının hareket tarzının bu dönemin daha iyi geçileceği sinyali verdiğine de işaret etti. Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde ise tüm risklerin bir sonraki seneye atılacağına değinen Sağman, “O zaman da 2018 yılına çok dikkat etmek gerekir. 2017 yılının iyi bitmesi halinde 2018 yılını riskli görüyorum. Her anlamda 2018 çok zor geçmeye aday” şeklinde konuştu.

ABD iki kez faiz artırırsa ciddi negatif fiyatlama olur

Yılın ilk aylarında küresel piyasalarda bol likiditenin devam etmesi sermaye piyasalarını destekleyen en önemli faktör olarak ön plana çıktı. ABD, bazı Avrupa borsaları ve Borsa İstanbul yeni tarihi rekorlar gördü. Yılın kalanına ilişkin beklentileri sorduğumuzda ise Murat Sağman, bu konuda şu bilgileri verdi; “ABD MMerkez Bankası bu yıl iki kez faiz arttırdı. Beklenti yıl sonuna kadar bir tane daha faiz artırması. Bu beklenti daha çok Aralık 2017 ayı için yoğunlaşıyor. Eğer bu faiz artırımı beklentisi öne alınırsa veya bu beklenti iki faiz artırımı beklentisine çıkarsa o zaman piyasalarda ciddi bir negatif fiyatlama görebiliriz. Avrupa ekonomilerin daha iyi toparlanması bekleniyor. Türkiye de enflasyonun biraz daha düşmesi ve büyümenin devam etmesi bekleniyor.”

Dolar 3,90’a çıkabilir, borsada tepe 3 cent

“Dolar/TL için yıl sonu nokta, bir rakam vermek zor” diyen Sağman’a göre yıl ortalaması 3.70- 3.75 bandında olacak gibi görünüyor. Sağman, “Risklerin ciddi artması ile tekrar 3.90 seviyeleri görülebilir. TCMB’nin parasal sıkı duruşu ve global piyasaların çok bozulmaması TL’nin değer kaybetmesini önleyebilecek. Dolar/TL artık 3.20’lere uzun süre gelmez diye düşünüyorum. Gelebileceği en düşük noktalar 3.40-3.45 bandı. 3.4750’i gördü en düşük son zamanlarda.

Orası da artık çok önemli bir destek” ddeğerlendirmesinde bulunuyor. Sağman, yeni rekorlar kıran Borsa İstanbul’da ise TL olarak artık bir direncin olmadığını belirtiyor. Sağman, “Ancak dolar bazından bugünlerde 2.85 cent civarında. Gördüğü en yüksek seviye 5.1 cent (TL olarak 180.000 endeks). Dolar bazında, yeni bir hikaye yaratılmaz ise en tepesi 3 cent gözüküyor, bu da TL bazından bugünkü kurlar ile 105-106 bin seviyesi yapar” diyor.

Merkez Bankaları ne yapacak?

Peki bu süreçte merkez bankaları ne yapacak? Sağman’ın beklentileri özetle şöyle: “Fed yıl sonuna kadar 1 faiz artırımı daha yapar. Gelecek yıl ise masada 3 faiz artırımı olur. Bilanço küçülmesini de piyasaları rahatlatan yöntem ile yapar. ECB yıl sonuna kadar parasal genişlemeye devam eder. Seneye faiz artırım sürecine girer. Japon Merkez bankası yıl sonuna kadar parasal genişlemesine devam eder. Seneye de bir miktar devam edebilir.” Önemli olan diğer bir mesele de ABD’nin ne kadar bilançoyu küçültmeye gideceği. Şu anda görünen ,gelen enflasyon verilerine bakarrsak ki burada Fed’in takip ettiği çekirdek enflasyonu 1,4 çok önemli, yüzde 2 hedefine hala uzak olduğu için Fed büyük ihtimalle piyasaları rahatsız etmeyecektir. Fed tabii ki arada bir uyarıda bulunabilir fakat enflasyon verisi yüzde 2 veya üstüne gitmeden Fed kalıcı bir şekilde piyasaları rahatsız etmeyecektir. ABD’de 10 yıllık tahvil faizleri şu sıralar yüzde 2.35, yüzde 2.50 seviyesi kritik olacak. Ancak o seviyeyi aşarsa ve yüzde 3 seviyelerine doğu giderse o zaman piyasalarda önemli bir olumsuzluk görme ihtimalimiz olur.”

Sağman, enflasyonun yüzde 7-8’lere gerilemesi gerektiğinden söz ederken “Fakat o seviyeyi kalıcı olarak kıramaz” görüşünü de dile getirdi. Sağman, “Bunun için de para politikası/ faiz politikası yeterli olmaz. Çünkü gıda fiyatlamasında ya da vergi artışında TCMB’nin yapabileceği pek de bir şey yok. Enflasyon beklentilerini yönetmekte sıkı para politikası uygulamaları tabii ki son derece gerekli fakat yeterli koşul değil. Bir ülkede enflasyonu yönetmek ciddi birr iştir ve her zaman tek başına sonuç vermez” yorumunu yaptı.

Sağman’a göre ikinci yarıda piyasanın önündeki riskler

° Kuzey Kore, Suriye ve civarında, ABD-Rusya arasında, Katar ile ilgili sorunların büyümesi riskleri.

° ABD Merkez Bankasının beklenenden daha önce ve daha fazla faiz arttırması

° Avrupa Merkez Bankasından gelecebilecek agresif sıkı para politikası önlemleri ( faiz artırımı, para genişlemeye hızlı son vermesi,…)

° TCMB’nin enflasyon tam düşmeden zamansız faiz indirmesi

° Türkiye’de siyasi risklerin yükselmesi

° Çin’in beklenenden daha fazla yavaşlaması

° Trump’ın yönetim şekli ile yeni sürprizlerle dünya da riskleri artırması

Türkiye’nin hikayesi ne olacak?

Murat Sağman, 2018 yılında Türkiye’nin hikayesini parlatacak gündem maddelerini “Uzun vadeli ve kalıcı yatırımları çekmek için her anlamda yapısal reformların yapılması ( ekonomik, sosyal, yargısal, kurumların bağımsızlığı,) siyasi tansiyonun düşük olması, OHAL’in kaldırılması, erken seçim olmaması, büyüme hikayesinin devam etmesi, enflasyonun düşmesi…” olarak sıraladı.

Murat Sağman şöyle devam etti: “Hep biz Türkiyeyi konuşuyoruz ama unutmamamız lazım, diğer gelişmekte olan ülkelerde herkesin farklı sorunları var. Önemli olan Türkiye’nin bu gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışması. Pozitif ayrışması için de uzun vadede yapılacak reformlarla uzun vadeli yatırımcıları çekmek gerekir. Yabancı yatırımcılar son bir haftada Türkiye den biraz çıkış yapsalar da, bu yatırımlar ve daha fazlası Türkiye’ye her zaman dönebilir. Türkiye büyük bir ülke, jeopolitik konumu ile, dinamik çalışkan iş dünyası ile, genç nüfusu ile, büyüme rakamları ile… Bu fırsatlar ancak yapılacak önemli reformlarla daha değerli hale gelebilir.”

Para Haberi

Borsa , ekonomi ve finans alanında günlük , haftalık ve aylık altın , döviz , forex , borsa gibi piyasalarda içerik sağlayan , güncel önemli yerli ve yabancı ekonomik gelişmeleri okuyuculara duyuran borsa ve finans sitesidir.

Yorum Yap