Logo reklamı

Tüfenkci: Karşılıksız çekin oranı yüzde 38 azaldı

Tüfenkci: Karşılıksız çekin oranı yüzde 38 azaldı Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "2017 yılının ilk 11 ayında bankalarda ibraz edilen toplam çek tutarı...

Tüfenkci: Karşılıksız çekin oranı yüzde 38 azaldı

 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "2017 yılının ilk 11 ayında bankalarda ibraz edilen toplam çek tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 722 milyar TL seviyelerine ulaşmıştır. Toplam çek adedi ise 19 milyon olmuştur. Karşılıksız işlem yapılan çeklerin tutarı geçen yıla göre yüzde 38 oranında azalmıştır. Miktar olarak da yüzde 43 oranında azalmıştır. Karekodlu çekin ve çeke sağlanan güvenin büyük bir faydasını bu rakamlar bize göstermektedir" dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Odaları Konsey Toplantısına katıldı. Burada konuşma yapan Tüfenkci, 2018 yılının 2017 yılından daha iyi geçeceğini belirterek, "2016'daki kötümser senaryoları okursanız 2017 yılında da aynı şeylerin tekrar edildiğini görürsünüz. 2016 yılındaki hain darbe girişimine rağmen büyümesine devam eden Türkiye, olumsuzluklara rağmen 2017 yılına güçlü bir başlangıç yapmış, 2018 yılına da güçlü bir başlangıç yaparak yoluna devam edecektir" açıklamasını yaptı.
1 Ocak 2017 tarihinde ticarette güvenin arttırılmasına yönelik hayata geçirilen karekodlu çek uygulamasın verilerini aktaran Bakan Tüfenkci, "TOBB yönetimi ile birlikte çalışarak çekte güven arttırıcı çözümleri hayata geçirdik. Elimizdeki çıktılara baktığımız zaman, öncelikle karşılıksız çeke nakdi para cezası getirdik, çeke itibar kazandıracak karekodlu çek sistemini zorunlu kıldık. 1 Ocak 2017 itibariyle bankalarda karekodlu çek verilmeye başlandı. 2017 yılının ilk 11 ayında bankalarda ibraz edilen toplam çek tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 722 milyar TL seviyelerine ulaşmıştır. Toplam çek adedi ise 19 milyon olmuştur. Karşılıksız işlem yapılan çeklerin tutarı geçen yıla göre yüzde 38 oranında azalmıştır. Miktar olarak da yüzde 43 oranında azalmıştır. Karekodlu çekin ve çeke sağlanan güvenin büyük bir faydasını bu rakamlar bize göstermektedir" ifadelerini kullandı.

Elektronik ticaret
Elektronik ticaret verilerini de aktaran Tüfenkci, "E-ticaret hhacmine ilişkin önemli bir gösterge olan internet üzerinden gerçekleşen kartlı ödeme tutarı 2017 yılı Eylül ayı sonu itibariyle yaklaşık 73 milyar olarak gerçekleşti. Ticaretin etkin işleyişi için güven olmazsa olmaz bir şart. Ticari ilişkilerin sağlıklı bir şekilde e-ticarette gelişmesi ve sürdürülebilirliği için güven unsuru her zaman kilit bir rol üstlenmiştir. Gizlilik, güvenlik, hizmet konusunda yaşanan endişeler sebebiyle e-ticaretin toplam perakende içindeki payı Türkiye'de yüzde 3.5 seviyelerinde, dünya ortalamalarında ise bu oran yüzde 8.5 seviyelerindedir. Demek ki; Türkiye'de e-ticarette gideceğimiz epey bir yol var. Yapılan düzenlemelerle elektronik ticarette yaşanan sorunlar büyük ölçüde çözümlenecek, elektronik ticaret hacmi arttırılarak ülke ekonomisine olumlu katkı sağlanacaktır" dedi.

Lisanslı depoculuk
Lisanslı depoculuğa teşviklerin arttırıldığını sözlerine ekleyen Tüfenkci, "Özellikle ürün ihtisas borsasını da çok kısa bir sürede kuracağız. Böylelikle, lisanslı depoolarla, ürün ihtisas borsasının birleşmesiyle hem Türkiye'ye yeni bir piyasayı kazandırmış olacağız hem de lisanslı depolarda saklanan ürünlerin değerlendirilmesi açısından alternatif bir piyasayı oluşturmuş olacağız" diye konuştu.
Programda konuşma yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, içeride ve dışarıda karşılaşılan her türlü sıkıntıya rağmen Türkiye ekonomisinin ilk 9 ayda yüzde 7.4 büyüdüğüne dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu, üretim, yatırım ve ticaret hacimlerinin olumlu seyrettiğini, ihracatta 160 milyar dolarlık tarihi bir zirvenin zorlandığını kaydetti.
"2017'nin tamamı için, yüzde 7 gibi, dünyada pek az ülkenin ulaşacağı bir büyümeyi başarmak üzereyiz" diyerek sözlerini sürdüren Hisarcıklıoğlu, "Hükümetimizin hayata geçirdiği teşvik ve destekler, ekonomiyi ve piyasayı hareketlendirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde istihdam seferberliği başlatmıştık. Hükümetimiz de tarihi istihdam teşvikleri sağlamıştı. Bunlar da olumlu sonuçlar getirdi. Son verilere göre, 1,5 milyonn kişiye ilave istihdam sağladık. Geçtiğimiz hafta Külliyede en başarılı illerimizi ve şirketlerimizi ödüllendirdik Sağ olsun, Cumhurbaşkanımız orada, yeni istihdam teşviklerini de açıkladı. Şimdi hedefimiz, 2018'de de benzer bir performans göstermek. Öte yandan bugünlerde hem faiz oranlarındaki, hem de döviz kurlarındaki yükselme, reel sektörü zorluyor" dedi.

"Taşeron firmalarına alternatif bir çıkış yolu sunulması"
Merkez Bankası'nın faizleri yarım puan artırdığını ve önümüzdeki aylarda da artırma sinyali verdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Tüm bunlar, firmalarımızın faiz yüküne olumsuz yansıyacak. Bu çalkantılı dönemi en az hasarla atlatmamızı sağlayacak desteklerin de, reel sektöre verileceğine inanıyoruz. Diğer taraftan, bazı düzenlemelerin yan etkileri de söz konusu. Mesela taşeron işçilerin kadroya alınması, sosyal anlamda olumlu bir adım. Ancak taşeron firmalar, bir anda tüm işlerini kaybetme noktasına geldi. Bunların banka borçları, çalışanları var. Ne olacakları, nasıl ayakta kalacakları belli değil. Bunlara bir alternatif, bir çıkış yolu sunulmalı. Mevzuat eksikliğinin neden olduğu başka sıkıntılar da var. Mesela yemek çekleri-kartları konusunda birkaç şirketin oluşturduğu oligopol, piyasayı kilitledi. Uygulanan komisyonların yüksekliğinden herkes şikayetçi. Bir diğer konu, Bakanlığımız, ordino belgesi karşılığı ödenen ordino ücretini kaldırdı. Böylece üzerimizdeki bir yükü daha aldı. Ama bu ücret hala firmalarımızdan talep edilebiliyor. Demek ki, daha açık düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor. Öte yandan turizm şehirlerimizde hep süregelen bir sıkıntı var. Turizm mevsiminde bu şehirlerin bütçesi yetersiz kalıyor. Zira belediye gelirleri, turist miktarını dikkate alınmadan belirleniyor. Vergilerin şirket merkezi olan illerde ödenmesinden dolayı, asıl yükü taşıyan, üretimin yapıldığı şehirlere haksızlık yapılıyor. Üretim ve ticaret hangi şehirde yapılıyorsa vergi gelirinden pay aktarımı da ona göre düzenlenmeli. 2017'de elde ettiiğimiz olumlu sonuçlarla rehavete kapılmamalı, riskleri göz ardı etmemeliyiz. Ama fırsatları da gözden kaçırmamalıyız. 2018'de küresel büyüme ve ticaret, bu seneden daha iyi olacak gibi görünüyor. Biz de bundan payımızı almalıyız. İstihdam, üretim ve ticaret teşviklerini sürdürmeliyiz. Kamu ve özel sektör el birliği içinde çalışarak, yüksek büyüme temposunu kalıcı hale getirebiliriz."

0 Yorum

Yorum

e-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Lütfen * işaretli alanları doldurunuz.

*